Bridolog
36 dakikalık okuma
Bu yazıda bulabilecekleriniz…
Evlilik öncesi sağlık raporu, Türkiye’de nikâh işlemleri için yasal olarak zorunlu tutulan ve evlenecek çiftlerin sağlık durumlarını belgeleyen resmi bir dokümandır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 134. maddesi ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, evlenme başvurusu yapan her iki tarafın da bu raporu ibraz etmesi gerekmektedir. Uygulama, 2003 yılında yürürlüğe giren düzenlemelerle birlikte ülke genelinde standart hâle gelmiştir.
Ancak evlilik sağlık raporu yalnızca bürokratik bir prosedür değildir. Aynı zamanda koruyucu sağlık hizmetlerinin önemli bir parçası olarak değerlendirilir. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 2019 tarihli evlilik öncesi sağlık taramaları raporuna göre, bu tür önleyici uygulamalar; kalıtsal hastalıkların yayılımını azaltmak, erken teşhis sağlamak ve bilinçli aile planlamasını desteklemek açısından kritik rol oynamaktadır.
Türkiye özelinde bu taramaların önemi daha da belirgindir. Özellikle talasemi ve orak hücre anemisi gibi genetik kan hastalıklarının yaygın olduğu bölgelerde, evlilik öncesi sağlık kontrolleri hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından büyük önem taşır.
Evlilik sağlık raporu süreci, çiftlerin yalnızca mevcut sağlık durumlarını öğrenmelerine değil; aynı zamanda gelecekte doğabilecek çocukların sağlığını korumaya yönelik bilinçli kararlar almalarına da olanak tanır. T.C. Sağlık Bakanlığı’nın 2022 verilerine göre, evlilik öncesi sunulan genetik danışmanlık hizmetleri sayesinde her yıl ortalama 15.000 aile, kalıtsal hastalık riski konusunda bilgilendirilmekte ve uygun aile planlaması yöntemlerine yönlendirilmektedir.
Bu yönüyle evlilik sağlık raporu, bir zorunluluktan ziyade; sağlıklı bireyler, sağlıklı aileler ve sağlıklı bir toplum hedefinin önemli bir adımı olarak değerlendirilmelidir.
Evlilik Sağlık Raporu Nedir ve Neden Gereklidir?
Evlilik sağlık raporu, kişinin evlenmeye sağlık açısından engel bir durumunun bulunup bulunmadığını ve belirli genetik hastalık taşıyıcılığı durumunu tespit eden, yetkili sağlık kuruluşları tarafından düzenlenen resmi bir belgedir. Türk hukuk sisteminde bu rapor, nikah kıyma işleminin ön koşullarından biridir ve nüfus müdürlüklerine başvuru sırasında mutlaka sunulması gerekmektedir.
Hukuki zorunluluğun temelinde, Anayasa'nın 41. maddesiyle güvence altına alınan ailenin korunması ilkesi yatmaktadır. Devlet, bu ilke çerçevesinde ailenin temelini oluşturan evlilik kurumunun sağlıklı bir zeminde kurulmasını sağlamakla yükümlüdür. Bu bağlamda evlilik sağlık raporu hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından koruyucu bir işlev görmektedir.
Raporun gerekliliği birkaç temel nedene dayanmaktadır. İlk olarak, bulaşıcı hastalıkların erken tespiti ve gerekli önlemlerin alınması söz konusudur. İkinci olarak, genetik hastalık taşıyıcılığının belirlenmesi, çiftlerin bilinçli karar vermesine olanak tanımaktadır. Üçüncü olarak, genel sağlık durumunun değerlendirilmesi, evlilik öncesi tedavi edilebilecek sağlık sorunlarının tespit edilmesini sağlamaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına göre, evlilik öncesi sağlık taramaları, kamu sağlığının korunması meşru amacıyla orantılı olduğu sürece evlenme hakkına müdahale oluşturmamaktadır. Türkiye'deki uygulama bu standartlarla uyumludur; çünkü rapor sonuçları sadece bilgilendirme amaçlıdır ve evlenmeye mutlak bir engel oluşturmamaktadır. Kişiler, raporlarındaki bulgular ne olursa olsun evlenme haklarını kullanabilmektedir.
Yasal Dayanaklar ve Zorunluluklar
Evlilik sağlık raporunun yasal çerçevesi, birden fazla mevzuat düzenlemesiyle şekillendirilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 134. maddesi, "Evlendirme memuru taraflara, hastalık veya başka sebeplerle evlenmeleri uygun olmayan kimselerin evlendirilmemesi için, isterlerse sağlık kurulu raporu alabileceklerini bildirir" hükmünü içermektedir. Ancak uygulamada bu "isterlerse" ibaresi fiilen zorunluluk haline dönüşmüştür.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ve bu kanuna bağlı olarak çıkarılan Nüfus Hizmetleri Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri, evlenme işlemlerinde sağlık raporunun sunulmasını zorunlu belgeler arasında saymaktadır. İçişleri Bakanlığı'nın 2015 yılında yayımladığı genelgeyle bu uygulama tüm nüfus müdürlüklerinde standart hale getirilmiştir.
T.C. Sağlık Bakanlığı'nın Bulaşıcı Hastalıkların İhbarı ve Bildirim Sistemi Hakkında Yönetmelik hükümleri, evlilik sağlık raporlarında hangi testlerin yapılacağını düzenlemektedir. Ayrıca Hemoglobinopati Kontrol Programı kapsamında, özellikle talasemi ve orak hücre anemisi taşıyıcılığının tespitine yönelik taramaların yapılması zorunlu tutulmuştur.
Adli Tıp Kurumu'nun 2018 tarihli Evlilik Öncesi Muayene ve Rapor Düzenlenmesi Rehberi, sağlık kuruluşlarının rapor düzenleme süreçlerinde uymaları gereken standartları belirlemektedir. Bu rehbere göre, rapor düzenleyen hekim en az pratisyen hekim düzeyinde olmalı ve gerekli laboratuvar testleri akredite laboratuvarlarda yapılmalıdır.
Mevzuat uyarınca, evlilik sağlık raporu olmadan nikah kıyılamaz. Ancak belirtilmesi gereken kritik bir nokta vardır: Rapor sonucunda herhangi bir hastalık tespit edilse dahi, bu durum evlenmeye mutlak engel oluşturmaz. Raporun amacı bilgilendirmedir, yasaklama değil. Anayasa Mahkemesi'nin 2007/82 E., 2009/157 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, evlenme hakkı kısıtlanamaz; ancak bilinçli karar verme için gerekli bilgiler sunulmalıdır.
Hangi Hastalıklar İçin Tarama Yapılır?
Evlilik sağlık raporunda yapılan taramalar hem bulaşıcı hastalıkları hem de kalıtsal hastalıkları kapsamaktadır. T.C. Sağlık Bakanlığı'nın 2023 güncel protokolüne göre, standart tarama paneli şu testleri içermektedir:
Bulaşıcı Hastalık Taramaları:
Hepatit B (HBsAg) testi, karaciğer iltihabına neden olan Hepatit B virüsünün varlığını tespit eder. Dünya Sağlık Örgütü'nün 2022 verilerine göre, Türkiye'de HBsAg pozitiflik oranı yetişkin nüfusta yaklaşık %4 düzeyindedir. Bu tarama, eşler arası bulaş riskini azaltmak ve gerekirse bağışıklama süreçlerinin başlatılması için kritik öneme sahiptir.
HIV (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü) taraması, AIDS hastalığına yol açan virüsün tespiti için yapılır. Türkiye'de HIV prevalansı nispeten düşük olmakla birlikte (2021 Sağlık Bakanlığı verilerine göre 100.000 kişide 1,2), evrensel tarama yaklaşımı halk sağlığı açısından önemlidir. Test sonucu pozitif çıksa bile, modern antiretroviral tedavilerle virüs yükü tespit edilemez düzeye indirilebildiğinden, bu durum mutlak bir evlenme engeli oluşturmamaktadır.
VDRL (Venereal Disease Research Laboratory) veya RPR (Rapid Plasma Reagin) testleri, sifilis bakterisinin varlığını araştırır. Sifiliz, tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen ancak antibiyotik tedavisine çok iyi yanıt veren bir enfeksiyondur. Avrupa Hastalık Kontrol Merkezi'nin 2020 raporuna göre, erken tanı ve tedavi ile sifilizin komplikasyonları %99 oranında önlenebilmektedir.
Genetik Hastalık Taramaları:
Tam kan sayımı ve periferik yayma incelemesi, hemoglobinopati (anormal hemoglobin yapısı) şüphesini ortaya çıkarır. Bu ilk aşama tarama sonucunda anormallik tespit edilirse, ileri düzey testler yapılır.
Hemoglobin elektroforezi, talasemi ve orak hücre anemisi gibi kalıtsal kan hastalıklarının taşıyıcılığını kesin olarak belirler. Akdeniz Kan Hastalıkları Derneği'nin 2022 verilerine göre, Türkiye'nin özellikle Akdeniz, Ege ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde talasemi taşıyıcılığı %2-10 arasında değişmektedir. Çukurova bölgesinde bu oran %10'a kadar çıkabilmektedir.
Genetik danışmanlık, her iki tarafın da aynı hemoglobinopati taşıyıcısı olduğu durumlarda devreye girer. Bu durumda, doğacak çocukta hastalığın görülme olasılığı %25'tir. T.C. Sağlık Bakanlığı Hemoglobinopati Tanı ve Tedavi Merkezleri, bu çiftlere kapsamlı bilgilendirme ve aile planlaması desteği sunmaktadır.
Bölgesel ve İsteğe Bağlı Taramalar:
Bazı bölgelerde, o coğrafyada endemik olan hastalıklar için ek taramalar yapılabilir. Örneğin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde G6PD (Glukoz-6-Fosfat Dehidrogenaz) eksikliği taraması, Karadeniz bölgesinde spesifik hemoglobinopati varyantları için testler yapılabilmektedir.
Rh uyuşmazlığı riski açısından kan grubu ve Rh faktörü tayini de rutin olarak yapılmaktadır. Anne Rh negatif, baba Rh pozitif ise, gebelik sürecinde hemolitik hastalık riski nedeniyle özel takip gerekebilir. Ancak modern tıbbın imkanlarıyla bu durum kolaylıkla yönetilebilmektedir.
Rubella (Kızamıkçık) IgG antikor taraması, kadının bu hastalığa karşı bağışık olup olmadığını gösterir. Gebelik sırasında geçirilen rubella enfeksiyonu, bebekte doğumsal anomalilere neden olabileceğinden, bağışık olmayan kadınlara evlilik öncesi aşı yapılması önerilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü'nün Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamında, Türkiye'de rubella aşısı 1998 yılından itibaren ulusal aşı takvimine dahil edilmiştir.
Evlilik Sağlık Raporu Evliliğe Engel Olur mu?
Bu soru, evlenecek çiftlerin en sık merak ettiği konulardan biridir ve net bir yanıt gerektirmektedir: Türkiye'de evlilik sağlık raporu sonucu, hukuken evliliğe mutlak bir engel oluşturmamaktadır. Rapor sonucunda herhangi bir hastalık veya taşıyıcılık tespit edilse dahi, çiftler evlenme haklarını kullanabilirler.
Türk Medeni Kanunu'nun 129. ve devamı maddeleri, evlenme engellerini açıkça saymaktadır. Bu engeller arasında akıl hastalığı, akrabalık, kayıtlı evliliğin devam etmesi gibi durumlar bulunmaktadır, ancak sağlık raporu sonucu bu engeller arasında yer almamaktadır. Evlilik sağlık raporu sistemi, "bilgilendirme temelli" bir yaklaşım üzerine kuruludur, "yasaklama temelli" bir sistem değildir.
Anayasa Mahkemesi'nin 2009 tarihli kararında, evlenme hakkının Anayasa'nın 20. maddesiyle güvence altına alınan temel haklardan olduğu ve bu hakkın ancak Anayasa'da öngörülen sınırlama sebepleriyle kısıtlanabileceği vurgulanmıştır. Sağlık durumu, bu sınırlama sebepleri arasında mutlak bir engel olarak tanımlanmamıştır.
Bilgilendirme ve Karar Verme Süreci:
Rapor sonucunda tespit edilen bulgular, çiftlere tam ve doğru bir şekilde açıklanır. Örneğin, her iki tarafın da talasemi taşıyıcısı olduğu tespit edilirse, genetik danışmanlık kapsamında şu bilgiler paylaşılır:
• Doğacak çocukta majör talasemi görülme olasılığı %25'tir
• Çocuğun sadece taşıyıcı olma olasılığı %50'dir
• Çocuğun tamamen sağlıklı olma olasılığı %25'tir
• Majör talasemi tanısı prenatal (doğum öncesi) testlerle konulabilir
• Hastalığın tedavi seçenekleri ve yaşam kalitesi etkileri nelerdir
Bu bilgiler ışığında çiftler, kendi değerleri, inançları ve tercihlerine göre karar verirler. Sağlık profesyonellerinin rolü bilgilendirmek ve danışmanlık sunmaktır, karar vermek değil.
Etik ve Hukuki Boyut:
Tıp etiği açısından, kişilerin özerkliği ve bilgilendirilmiş onam ilkeleri ön plandadır. Avrupa Biyotıp Sözleşmesi'nin (Oviedo Sözleşmesi) 5. maddesi, sağlık alanında yapılacak her müdahalenin ilgili kişinin özgür ve bilinçli rızasıyla gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtmektedir. Türkiye bu sözleşmeyi 2004 yılında onaylamıştır.
Bu çerçevede, evlilik sağlık raporu sistemi, bireylere sağlıklarıyla ilgili bilgi sunarak bilinçli karar vermelerini sağlar, ancak bu kararı onlar adına vermez. Kişiler, risk faktörlerini bilerek evlenmeyi seçebilirler ve bu seçimleri hukuken korunmaktadır.
Bununla birlikte, sağlık profesyonellerinin etik sorumluluğu, özellikle ciddi kalıtsal hastalık riski bulunan durumlarda, riskleri açık ve anlaşılır bir şekilde anlatmaktır. T.C. Sağlık Bakanlığı'nın Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca, hastalar tam ve doğru bilgilendirilme hakkına sahiptir.
İstisnai Durumlar:
Türk Medeni Kanunu'nun 130. maddesi uyarınca, "akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle evlenme iradesinden yoksun bulunan" kişiler evlenemez. Ancak bu durum, evlilik sağlık raporuyla değil, mahkeme kararıyla tespit edilir ve çok sınırlı, istisnai durumlarda söz konusudur.
Pratikte, evlilik sağlık raporu sürecinde tespit edilen sağlık durumları nedeniyle nüfus müdürlükleri tarafından nikah kıyma işlemi reddedilmez. Rapor sadece dosyaya eklenir ve işlem normal şekilde tamamlanır. İstatistiklere göre, Türkiye'de yılda yaklaşık 600.000 nikah kıyılmaktadır ve bu nikahların hiçbiri sağlık raporu sonucu nedeniyle engellenememektedir.
Evlilik Sağlık Raporu Nereden ve Nasıl Alınır?
Evlilik sağlık raporu alma süreci, standart ve erişilebilir bir prosedür olarak düzenlenmiştir. Türkiye genelinde birden fazla sağlık kuruluşu türü bu hizmeti sunmakta ve süreç genellikle birkaç saat ile bir gün arasında tamamlanmaktadır.
Yetkili Sağlık Kuruluşları
Evlilik sağlık raporu düzenleyebilecek yetkili kuruluşlar, T.C. Sağlık Bakanlığı'nın ilgili yönetmelikleriyle belirlenmiştir. Bu kuruluşlar şunlardır:
Devlet Hastaneleri ve Eğitim Araştırma Hastaneleri:
Tüm devlet hastaneleri, evlilik sağlık raporu düzenleme yetkisine sahiptir. Bu hastanelerde süreç genellikle dahiliye veya aile hekimliği polikliniklerinde yürütülmektedir. T.C. Sağlık Bakanlığı'nın 2022 verilerine göre, evlilik sağlık raporlarının yaklaşık %45'i devlet hastanelerinden alınmaktadır.
Üniversite hastanelerinin bünyesindeki eğitim araştırma hastaneleri de bu hizmeti sunmaktadır. Bu merkezlerde, özellikle genetik danışmanlık gerektiren karmaşık durumlarda daha detaylı değerlendirme ve uzman konsültasyonu imkânı bulunmaktadır.
Süreç, hasta kayıt işlemiyle başlar ve muayene, laboratuvar testleri, sonuçların değerlendirilmesi ve rapor düzenlenmesi aşamalarını içerir. Normal şartlarda, testlerin sonuçlanması için 24-48 saat beklenir ve sonrasında rapor hazır hale gelir.
Toplum Sağlığı Merkezleri (Eski Adıyla Sağlık Ocakları):
İlçe sağlık müdürlüklerine bağlı toplum sağlığı merkezleri, özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerinin yoğun olarak sunulduğu yerlerdir. Bu merkezler, evlilik sağlık raporu hizmetini ücretsiz olarak sunmaktadır.
Toplum sağlığı merkezlerinin avantajı, daha az yoğun olmalarıdır, dolayısıyla randevu alma ve işlemlerin tamamlanması süreci genellikle daha hızlıdır. Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerde her ilçede birden fazla toplum sağlığı merkezi bulunmaktadır.
Özel Hastaneler ve Tıp Merkezleri:
Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsat almış tüm özel hastaneler ve özel tıp merkezleri, evlilik sağlık raporu düzenleme yetkisine sahiptir. Özel sağlık kuruluşlarında hizmet ücretli olup, bu ücretler kuruluşlar arasında değişiklik göstermektedir. 2024 yılı itibariyle özel hastanelerde evlilik sağlık raporu ücreti ortalama 500-1.500 TL arasında değişmektedir.
Özel hastanelerin avantajları arasında, genellikle daha hızlı sonuç süresi (bazı merkezlerde aynı gün içinde rapor teslimi), daha esnek randevu saatleri ve daha konforlu ortam bulunmaktadır. Ancak maliyet faktörü göz önünde bulundurulmalıdır.
Aile Sağlığı Merkezleri:
2005 yılında başlayan Aile Hekimliği Sistemi kapsamında kurulan aile sağlığı merkezleri, sınırlı şartlarda evlilik sağlık raporu düzenleyebilmektedir. Ancak bu merkezlerde yalnızca temel taramalar yapılabilir ve ileri düzey testler için hastaların laboratuvar hizmeti veren hastanelere yönlendirilmesi gerekmektedir.
Aile sağlığı merkezlerinin avantajı, kişilerin kendi aile hekimlerinden hizmet alabilmeleri ve kayıtlı oldukları sağlık biriminde işlemleri tamamlayabilmeleridir. Dezavantajı ise tüm testlerin aynı merkezde yapılamaması nedeniyle sürecin uzayabilmesidir.
Askeri Hastaneler (Sınırlı Erişim):
Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki hastaneler, yalnızca askeri personel ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler için evlilik sağlık raporu hizmeti sunmaktadır. Sivil vatandaşlar bu hastanelerden rapor alamazlar.
Başvuru Süreci ve Gerekli Belgeler
Evlilik sağlık raporu için başvuru süreci, seçilen sağlık kuruluşuna göre küçük farklılıklar gösterse de temel adımlar standarttır.
Başvuru Öncesi Hazırlık:
Randevu alınması, özellikle yoğun hastanelerde bekleme süresini azaltmak için önerilmektedir. Devlet hastanelerinde randevu, e-Nabız sistemi üzerinden veya Alo 182 hattından (Sağlık Bakanlığı Çağrı Merkezi) alınabilmektedir. Özel hastanelerde ise kurumların kendi randevu sistemleri kullanılmaktadır.
Bazı laboratuvar testleri için açlık şartı aranmasa da en doğru sonuçlar için 8-12 saatlik açlık sonrası kan alınması önerilmektedir. Ancak bu konuda ilgili sağlık kuruluşundan önceden bilgi alınması yararlıdır.
Gerekli Belgeler:
Evlilik sağlık raporu başvurusunda bulunurken yanınızda bulundurmanız gereken belgeler şunlardır:
Kimlik belgesi: Nüfus cüzdanı veya T.C. kimlik kartı mutlaka gereklidir. Süresi geçmiş kimlik belgeleri kabul edilmemektedir. Yabancı uyruklu kişiler için pasaport ve varsa ikamet izni belgesi gereklidir.
Fotoğraf: Bazı hastaneler rapor üzerine yapıştırılmak üzere 1 adet vesikalık fotoğraf talep etmektedir, ancak bu uygulama zorunlu değildir ve kurumdan kuruma farklılık göstermektedir.
Ücret (Özel Hastaneler İçin): Özel sağlık kuruluşlarında hizmet ücretli olduğundan, nakit veya kredi kartı ile ödeme yapılması gerekmektedir.
İşlem Adımları:
İlk aşamada, hastane kayıt bölümünde başvuru yapılır ve hastane protokol numarası alınır. Devlet hastanelerinde bu işlem için e-Nabız sisteminde kayıtlı olunması gerekmektedir. e-Nabız kaydı olmayanlar, hastane bilgi işlem biriminden hemen kayıt oluşturabilirler.
İkinci aşamada, ilgili polikliniğe yönlendirilir ve sıra beklenir. Hekim muayenesi sırasında, kişinin genel sağlık durumu, tıbbi geçmişi, kullandığı ilaçlar ve ailede görülen kalıtsal hastalıklar sorgulanır. Bu anamnez hem genel sağlık değerlendirmesi hem de genetik risk analizi için önemlidir.
Üçüncü aşamada, kan örneği alımı için laboratuvara yönlendirilir. Standart evlilik sağlık raporu için alınan kan miktarı yaklaşık 5-10 ml'dir ve işlem birkaç dakika sürmektedir. Kan alımı öncesinde, kişinin kimlik bilgileri tüplerle eşleştirilir ve laboratuvar bilgi sistemine kaydedilir.
Dördüncü aşamada, laboratuvar testlerinin sonuçlanması beklenir. Farklı testlerin sonuçlanma süreleri değişiklik göstermektedir:
• Tam kan sayımı: 1-2 saat
• Hepatit B (HBsAg): 2-4 saat
• HIV testi: 4-24 saat
• VDRL/RPR testi: 2-4 saat
• Hemoglobin elektroforezi: 24-48 saat
Beşinci aşamada, tüm test sonuçları tamamlandıktan sonra, hekim tarafından sonuçlar değerlendirilir ve rapor düzenlenir. Raporda, yapılan testler, sonuçları ve hekimin genel değerlendirmesi yer alır. Rapor, hekimin imzası, kaşesi ve sağlık kuruluşunun mührüyle geçerli hale gelir.
Çiftlerin Birlikte mi Yoksa Ayrı mı Başvurması Gerekir?
Evlenecek çiftlerin mutlaka birlikte başvuru yapması yasal bir zorunluluk değildir. Her iki taraf, kendi raporunu ayrı ayrı, farklı zamanlarda ve hatta farklı sağlık kuruluşlarından alabilir. Ancak bazı hastaneler, "çift raporu" uygulaması kapsamında aynı anda başvuran çiftlere indirimli hizmet sunabilmektedir.
Önemli olan, nikah başvurusu sırasında her iki tarafın da kendi raporunu sunabilmesidir. Raporların aynı hastaneden alınmış olması şartı bulunmamaktadır.
Randevu ve Bekleme Süreleri
Evlilik sağlık raporu alma sürecindeki en önemli pratik konulardan biri, bekleme ve sonuçlanma süreleridir. Bu süreler, sağlık kuruluşunun türüne, o andaki hasta yoğunluğuna ve laboratuvar kapasitesine bağlı olarak değişmektedir.
Devlet Hastanelerinde Bekleme Süreleri:
T.C. Sağlık Bakanlığı'nın 2023 istatistiklerine göre, devlet hastanelerinde evlilik sağlık raporu için ortalama bekleme süresi şöyledir:
• Randevu alma ile muayene arası: 1-7 gün (acil durumlar için aynı gün randevu mevcut)
• Muayene ve kan alma işlemi: 30-60 dakika
• Laboratuvar test sonuçları: 24-72 saat
• Rapor hazırlama ve teslim: Test sonuçları çıktıktan sonra 2-4 saat
Toplam süre, randevu tarihinden rapor teslimine kadar genellikle 3-5 gün arasında değişmektedir. Ancak bu süre, özellikle büyük şehirlerdeki yoğun hastanelerde 7-10 güne kadar uzayabilmektedir.
Haftanın ilk iş günleri (özellikle Pazartesi) ve yaz ayları gibi nikah yoğunluğunun arttığı dönemlerde bekleme süreleri uzamaktadır. T.C. İçişleri Bakanlığı İstatistik Bülteni'ne göre, evlenmelerin %60'ı Mayıs-Eylül döneminde gerçekleşmektedir, dolayısıyla bu aylarda hastanelerdeki başvuru yoğunluğu artmaktadır.
Özel Hastanelerde Bekleme Süreleri:
Özel sağlık kuruluşları, genellikle daha hızlı hizmet sunmaktadır:
• Randevu alma: Aynı gün veya en geç 1-2 gün içinde
• Muayene ve kan alma işlemi: 15-30 dakika
• Laboratuvar test sonuçları: 4-24 saat (bazı merkezlerde hızlandırılmış test seçeneği mevcut)
• Rapor hazırlama ve teslim: Test sonuçları çıktıktan sonra 1-2 saat
Bazı özel hastaneler, "aynı gün evlilik sağlık raporu" hizmeti sunmaktadır. Bu hizmette, sabah erken saatlerde başvuran kişiler, akşam saatlerinde raporlarını alabilmektedir. Ancak bu hizmet için ek ücret talep edilebilmektedir ve tüm kuruluşlarda mevcut olmayabilir.
Toplum Sağlığı Merkezlerinde Bekleme Süreleri:
Toplum sağlığı merkezleri, genellikle devlet hastanelerine göre daha az yoğun olduğundan, süreç biraz daha hızlı ilerlemektedir:
• Randevu gerekliliği: Çoğu merkezde randevu almadan da başvuru yapılabilir
• Muayene bekleme süresi: 15-45 dakika
• Laboratuvar için sevk: Bazı merkezler kendi laboratuvarında test yaparken, bazıları için hastaneye sevk gerekir
• Toplam süre: 2-4 gün
Süreci Hızlandırma Önerileri:
Evlilik planlayan çiftlerin, süreçte aksaklık yaşamaması için şu önerilere dikkat etmesi yararlıdır:
Nikah tarihi almadan en az 2-3 hafta önceden başvuru yapılması, özellikle yaz ayları ve nikah yoğunluğunun arttığı dönemlerde önerilmektedir. Bu süre, olası tekrarlanması gereken testler veya ek konsültasyon gereklilikleri için güvenlik marjı sağlar.
Hafta içi ve özellikle salı-perşembe günleri, hastanelerin daha az yoğun olduğu günlerdir. Sabah erken saatlerde (08:00-09:00) başvuru, aynı gün içinde kan alma işleminin tamamlanmasına olanak tanır.
Daha önce kronik bir hastalık tanısı almış veya tedavi görmüş kişilerin, bu bilgileri ve varsa eski raporlarını yanlarında getirmesi, sürecin hızlanmasına yardımcı olur.
Laboratuvar sonuçlarının hazır olduğunu e-Nabız sisteminden veya hastane bilgi hattından takip etmek, gereksiz hastane ziyaretlerini önler. Birçok hastane, sonuçlar hazır olduğunda SMS bilgilendirmesi yapmaktadır.
Rapor Geçerlilik Süresi:
Müracaat için temin edilen Sağlık Raporunun, onay tarihi itibari ile 180 gün (6 Ay) geçerliliği bulunur. T.C. Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı uygulamaları, raporun düzenlenme tarihinden itibaren 6 ay içinde kullanılmasını öngörmektedir. Bazı nüfus müdürlükleri ise 3 aylık süre uygulayabilmektedir.
Bu nedenle, rapor alındıktan sonra nikah başvurusunun makul bir süre içinde yapılması önerilmektedir. Rapor süresi dolmuşsa veya nüfus müdürlüğü tarafından eski bulunursa, yeni rapor alınması gerekir.
Evlilik Sağlık Raporunda Yapılan İncelemeler
Evlilik sağlık raporu kapsamında yapılan incelemeler hem klinik muayeneyi hem de laboratuvar testlerini içeren kapsamlı bir değerlendirme sürecidir. Bu incelemeler, T.C. Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği protokollere göre standartlaştırılmıştır.
Fizik Muayene ve Anamnez
Evlilik sağlık raporu sürecinin ilk aşaması, hekim tarafından yapılan fizik muayene ve detaylı anamnezdir. Bu aşama, kişinin genel sağlık durumunun değerlendirilmesi ve risk faktörlerinin belirlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Anamnez (Tıbbi Öykü Alma):
Hekim, kişiye sağlık geçmişine dair sistematik sorular yöneltir. Bu sorular, Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği sistematik öykü alma protokolüne uygun olarak şekillendirilmiştir:
Geçmiş hastalıklar: Kişinin daha önce geçirdiği ciddi hastalıklar, ameliyatlar, travmalar ve hastaneye yatış gerektiren durumlar sorgulanır. Örneğin, geçirilmiş hepatit, tüberküloz, romatizmal ateş gibi enfeksiyonlar; diyabet, hipertansiyon, tiroid hastalıkları gibi kronik durumlar; organ nakli, kalp kapak ameliyatı gibi major cerrahi girişimler kaydedilir.
Kronik hastalıklar ve ilaç kullanımı: Varsa devam eden kronik hastalıklar ve bunlar için kullanılan ilaçlar detaylı olarak sorgulanır. Özellikle bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar (immünosüpresanlar, kortikosteroidler), kan sulandırıcılar, epilepsi ilaçları, psikiyatrik ilaçlar gibi özel tedaviler not edilir. Bu bilgiler hem genel sağlık değerlendirmesi hem de gelecekte gebelik planlanması durumunda önemlidir.
Alerji öyküsü: İlaç, besin veya çevresel faktörlere karşı alerjik reaksiyonlar sorgulanır. Özellikle penisilin, sülfamidler gibi yaygın kullanılan antibiyotiklere alerji bilgisi, gelecekte acil durumlar için hayati önem taşır.
Aile öyküsü: Ailede görülen kalıtsal hastalıklar, genetik bozukluklar, kronik hastalıklar (diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları) ve genç yaşta ölümler sorgulanır. Türkiye'de talasemi, orak hücre anemisi, G6PD eksikliği, Familyal Akdeniz Ateşi (FMF) gibi genetik hastalıkların coğrafi dağılımı nedeniyle, kişinin ve eşinin hangi bölgeden geldiği de not edilir.
Genetik danışmanlık açısından özellikle önemli olan bir nokta, akraba evliliği öyküsüdür. Türkiye Aile Yapısı Araştırması 2016 verilerine göre, Türkiye'de evliliklerin yaklaşık %20'si akraba evliliğidir ve bu oran bazı bölgelerde %30-40'lara kadar çıkmaktadır. Akraba evliliği, otozomal resesif kalıtım gösteren hastalıkların görülme riskini önemli ölçüde artırdığından, bu bilgi genetik risk değerlendirmesinde kullanılır.
Kadınlar için ek sorular: Menstrüel siklus düzeni, geçirilmiş gebelikler, düşükler, küretajlar, jinekolojik ameliyatlar ve doğum kontrol yöntemleri sorgulanır. Ayrıca, son adet tarihi ve adet düzensizlikleri kaydedilir. Bu bilgiler, gebelik planlaması ve üreme sağlığı açısından önemlidir.
Yaşam tarzı faktörleri: Sigara ve alkol kullanımı, uyuşturucu madde kullanım öyküsü, beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite düzeyi sorgulanır. Dünya Sağlık Örgütü'nün 2021 raporuna göre, bu yaşam tarzı faktörleri birçok kronik hastalığın gelişiminde %60-80 oranında etkilidir.
Fizik Muayene:
Anamnez sonrasında, hekim tarafından genel fizik muayene yapılır. Bu muayene, kişinin genel sağlık durumunu değerlendirmek için yeterli derinlikte olmalıdır, ancak detaylı sistem muayenesi gerektirmez.
Vital bulgular ölçümü: Kan basıncı, nabız, vücut sıcaklığı, boy ve kilo ölçümü yapılır. Vücut kitle indeksi (VKİ) hesaplanır. T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması 2017 verilerine göre, Türk toplumunda obezite prevalansı %30'u aşmaktadır. Yüksek VKİ hem genel sağlık hem de gebelik açısından risk faktörü oluşturduğundan, gerekirse diyet ve egzersiz önerileri yapılır.
Genel görünüm değerlendirmesi: Kişinin genel görünümü, beslenme durumu, cilt rengi, sklera rengi (sarılık göstergesi), lenfadenopati (lenf bezi büyümesi) varlığı değerlendirilir. Sarılık, karaciğer hastalıklarının önemli bir göstergesidir ve hepatit taraması sonuçlarıyla birlikte yorumlanır.
Kardiyovasküler sistem muayenesi: Kalp sesleri dinlenir, periferik nabızlar kontrol edilir. Ritim düzensizlikleri, üfürümler veya anormal kalp sesleri tespit edilirse, kardiyoloji konsültasyonu önerilir.
Solunum sistemi muayenesi: Akciğer sesleri dinlenir. Kronik öksürük, nefes darlığı öyküsü varsa, ileri tetkik gerekebilir.
Abdominal muayene: Karın muayenesi yapılır, organomegali (karaciğer veya dalak büyümesi) araştırılır. Karaciğer büyümesi, kronik hepatit veya portal hipertansiyon göstergesi olabilir.
Tiroid muayenesi: Boyun bölgesi palpe edilerek tiroid bezi büyüklüğü ve nodül varlığı değerlendirilir. Türkiye, WHO sınıflamasına göre hafif-orta derecede iyot eksikliği olan ülkeler arasında yer almaktadır ve tiroid hastalıkları prevalansı yüksektir.
Bu fizik muayene bulguları, laboratuvar test sonuçlarıyla birlikte değerlendirilerek genel sağlık raporu oluşturulur. Herhangi bir anormallik tespit edilirse, ilgili branş uzmanına yönlendirme yapılır ve gerekirse ek tetkikler istenir.
Kan Tahlilleri ve Laboratuvar Testleri
Evlilik sağlık raporu sürecinin laboratuvar aşaması, standartlaştırılmış test panellerini içermektedir. Bu testler, T.C. Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği minimum gereklilikleri karşılamaktadır.
Tam Kan Sayımı (Hemogram):
Tam kan sayımı, evlilik sağlık raporu sürecinin temel testlerinden biridir ve birçok sağlık durumu hakkında bilgi verir.
Hemoglobin (Hb) düzeyi: Normal erkek değerleri 13,5-17,5 g/dL, kadın değerleri 12,0-15,5 g/dL arasındadır. Düşük hemoglobin değerleri anemi (kansızlık) göstergesidir. Türkiye'de özellikle kadınlarda demir eksikliği anemisi yaygındır; T.C. Sağlık Bakanlığı verilerine göre üreme çağındaki kadınlarda prevalans %30-40 arasındadır.
Ortalama eritrosit hacmi (MCV): Normal değerler 80-100 fL arasındadır. Düşük MCV (mikrositoz), demir eksikliği veya talasemi taşıyıcılığı şüphesi uyandırır. Yüksek MCV (makrositoz), B12 veya folik asit eksikliği, alkol kullanımı veya tiroid fonksiyon bozukluğu göstergesi olabilir.
Eritrosit sayısı, hematokrit değeri, MCH (ortalama eritrosit hemoglobini), MCHC (ortalama eritrosit hemoglobin konsantrasyonu) gibi diğer parametreler de değerlendirilir. Bu parametrelerin birlikte yorumlanması, aneminin tipini ve olası nedenini belirlemeye yardımcı olur.
Lökosit (beyaz küre) sayısı: Normal değerler 4.000-11.000/µL arasındadır. Yüksek değerler enfeksiyon, inflamasyon veya hematolojik hastalıklara işaret edebilir. Düşük değerler bağışıklık sistemi bozukluğu, kemik iliği hastalıkları veya bazı ilaçların yan etkisi olabilir.
Trombosit (kan pıhtılaşma hücreleri) sayısı: Normal değerler 150.000-450.000/µL arasındadır. Düşük trombosit sayısı, kanama eğilimi riski oluşturur ve ileri tetkik gerektirir.
Periferik Yayma İncelemesi:
Tam kan sayımında anormallik tespit edilirse veya hemoglobinopati şüphesi varsa, periferik yayma incelemesi yapılır. Bu testte, kan damlası cam üzerine yayılır, boyanır ve mikroskop altında incelenir.
Eritrosit morfolojisi: Kırmızı kan hücrelerinin şekli, boyutu ve görünümü değerlendirilir. Talasemi taşıyıcılarında hedef hücreler (target cells), mikrositik hipokromik eritrositler görülür. Orak hücre hastalığında karakteristik orak şeklinde hücreler tespit edilir.
Lökosit morfolojisi: Beyaz kan hücrelerinin tipi ve oranları değerlendirilir. Anormal hücre şekilleri veya olgunlaşma bozuklukları, hematolojik hastalıklara işaret edebilir.
Hepatit B Taraması (HBsAg):
Hepatit B yüzey antijeni (HBsAg) testi, aktif Hepatit B enfeksiyonunu gösterir. Test, ELISA (Enzyme-Linked Immunosorbent Assay) veya CLIA (Chemiluminescent Immunoassay) yöntemiyle yapılır.
Negatif sonuç: Kişide aktif Hepatit B enfeksiyonu yoktur. Bu, kişinin hiç virüsle karşılaşmadığı veya geçmiş enfeksiyondan iyileştiği anlamına gelir.
Pozitif sonuç: Aktif Hepatit B enfeksiyonu vardır. Bu durumda, kronik mi yoksa akut enfeksiyon mu olduğunu belirlemek için ek testler (Anti-HBc IgM, HBeAg, Anti-HBe, HBV DNA) gerekir. Hepatoloji veya enfeksiyon hastalıkları uzmanına yönlendirme yapılır.
Dünya Sağlık Örgütü'nün 2022 verilerine göre, dünya genelinde 296 milyon kişi kronik Hepatit B taşıyıcısıdır. Türkiye'de prevalans orta endemik düzeyde olup, yetişkin nüfusta %4 civarındadır. Ancak ulusal aşılama programı sayesinde, özellikle 1998 sonrası doğan kuşaklarda prevalans belirgin şekilde düşmüştür.
HBsAg pozitif çıkan kişilere, eşlerinin Hepatit B aşısı olması önerilir. Aşılama serisi (0, 1, 6. aylar) tamamlandıktan sonra, bağışıklık gelişimi anti-HBs antikor testi ile kontrol edilir. Modern aşılarla %90-95 oranında koruyucu bağışıklık gelişir.
HIV Taraması:
HIV (Human Immunodeficiency Virus) taraması, 4. nesil ELISA veya CLIA testleriyle yapılır. Bu testler hem HIV antikorlarını hem de p24 antijenini tespit eder, dolayısıyla enfeksiyonun erken döneminde bile duyarlılıktır.
Test özgüllüğü %99'un üzerindedir, ancak nadir durumlarda yanlış pozitiflik görülebilir. Bu nedenle, reaktif (pozitif) çıkan test sonuçları mutlaka doğrulama testleriyle (Western Blot veya HIV RNA PCR) konfirme edilmelidir.
Pencere dönemi: HIV enfeksiyonundan sonra testlerin pozitifleşmesi için geçen süre, 4. nesil testlerle yaklaşık 2-4 haftadır. Eğer kişinin son 4 hafta içinde riskli davranışı varsa, negatif test sonucu bile tam güvenilir olmayabilir ve test tekrarı önerilir.
HIV pozitif sonuç, evliliğe yasal engel oluşturmaz. Ancak, kişiye modern antiretroviral tedavi (ART) seçenekleri, viral yük baskılanması (U=U: undetectable=untransmittable), eşinin korunması ve güvenli gebelik yöntemleri konusunda kapsamlı danışmanlık verilir. Centers for Disease Control and Prevention (CDC) verilerine göre, etkin ART ile viral yükü tespit edilemez düzeyde olan kişiler, HIV'i cinsel yolla bulaştırmazlar.
VDRL/RPR Testi (Sifiliz Taraması):
VDRL (Venereal Disease Research Laboratory) veya RPR (Rapid Plasma Reagin) testleri, sifiliz bakterisinin (Treponema pallidum) neden olduğu enfeksiyonu tespit eden non-treponemik testlerdir.
Negatif sonuç: Sifiliz enfeksiyonu yoktur veya çok erken dönemdedir (primer sifilizin ilk 1-2 haftası).
Pozitif sonuç: Aktif veya geçirilmiş sifiliz enfeksiyonu olabilir. Sonuç titre (sulandırma oranı) şeklinde verilir (örneğin, 1:4, 1:16, 1:64). Yüksek titre, aktif enfeksiyonu gösterir. Pozitif sonuçlar, treponemik testlerle (TPHA, FTA-ABS) doğrulanmalıdır.
Sifiliz, antibiyotik tedavisine (genellikle benzatin penisilin G) mükemmel yanıt veren bir enfeksiyondır. Erken teşhis ve tedavi ile %100'e yakın başarı elde edilir. Tedavi edilmezse, hastalık latent (gizli) dönemden tersiyer (üçüncül) döneme ilerleyebilir ve kalp, beyin, kemik gibi organları etkileyebilir.
Gebelikte sifiliz, konjenital sifiliz riskine yol açar; bu durum bebekte ciddi deformiteler, organ hasarları ve hatta ölüme neden olabilir. Bu nedenle, evlilik öncesi tarama ve gerekirse tedavi hayati öneme sahiptir.
Hemoglobin Elektroforezi:
Hemoglobin elektroforezi, kalıtsal kan hastalıklarının (hemoglobinopati) tanısında altın standart testtir. Bu test, kişinin hemoglobin tiplerini ve oranlarını belirler.
Normal yetişkin hemoglobin dağılımı:
• HbA (normal hemoglobin): %95-98
• HbA2: %2-3
• HbF (fetal hemoglobin): <%1
Anormal sonuçlar ve yorumları:
Beta talasemi taşıyıcılığı: HbA2 düzeyi %3,5'in üzerindedir (genellikle %4-6). HbA düşük, bazen HbF hafif yüksektir. Kişi taşıyıcıdır, hastalık belirtileri göstermez ancak her iki ebeveyn de taşıyıcı ise çocukta majör talasemi (%25 olasılık) veya minör talasemi (%50 olasılık) görülebilir.
Alfa talasemi taşıyıcılığı: Hemoglobin elektroforezi genellikle normaldir, tanı için DNA testleri gerekir. Ancak MCV ve MCH değerleri düşüktür.
HbS (Orak hücre hemoglobini) taşıyıcılığı: HbS %30-45, HbA %55-70 düzeylerindedir. Taşıyıcılar (HbAS) genellikle asemptomatiktir. Ancak her iki ebeveyn de HbS taşıyıcısı ise, çocukta orak hücre hastalığı (HbSS) görülme riski %25'tir.
HbC, HbD, HbE gibi diğer varyant hemoglobinler: Türkiye'de daha nadir görülür, ancak belirli etnik gruplarda (Kürt, Arap kökenli) sıklığı artabilir.
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hemoglobinopati Çalışma Grubu'nun 2021 verilerine göre, Türkiye'nin güney bölgelerinde beta talasemi taşıyıcılığı %2-10, HbS taşıyıcılığı %0,5-3 arasında değişmektedir. Bu oranlar, zorunlu evlilik öncesi taramanın önemini vurgulamaktadır.
Kan Grubu ve Rh Tayini:
Kan grubu (ABO) ve Rh faktörü tayini, evlilik sağlık raporu kapsamında rutin olarak yapılmaktadır. Bu bilgi, hem acil durumlarda kan transfüzyonu gereksiniminde hem de gebelik planlamasında önemlidir.
Rh uyuşmazlığı riski: Eğer anne Rh negatif (-) ve baba Rh pozitif (+) ise, bebeğin Rh pozitif olma olasılığı vardır. Bu durumda, ilk gebelikte genellikle sorun yaşanmaz, ancak sonraki gebeliklerde annede Rh antikorları gelişirse, hemolitik hastalık riski ortaya çıkar.
Modern obstetrik pratikte, Rh negatif annelere gebelik sırasında (28. haftada) ve doğumdan sonra (ilk 72 saat içinde) anti-D immünoglobulin (RhoGAM) uygulaması yapılarak bu risk önlenir. Bu profilaksi, Rh hemolitik hastalığını neredeyse tamamen ortadan kaldırmıştır.
Türkiye'de Rh negatiflik oranı yaklaşık %15'tir, ancak bu oran etnik kökenle değişkenlik gösterir. Basque kökeninde %30'lara kadar çıkarken, Asya kökenli toplumlarda %5'in altındadır.
Ek ve İsteğe Bağlı Testler:
Bazı durumlarda, kişinin sağlık öyküsü, fizik muayene bulguları veya coğrafi bölge risk faktörlerine göre ek testler istenebilir:
Rubella (Kızamıkçık) IgG antikoru: Kadının rubellaya karşı bağışık olup olmadığını gösterir. Negatif çıkarsa, gebelik öncesi rubella aşısı önerilir. Aşıdan sonra en az 1 ay gebelikten kaçınılması gerekir.
Toksoplazmoz taraması: Özellikle kedi besleyen veya çiğ/az pişmiş et tüketen kadınlarda, Toxoplasma gondii IgG ve IgM antikorları bakılabilir. Gebelik sırasında ilk kez geçirilen toksoplazmoz, bebekte konjenital anomalilere yol açabilir.
Tiroid fonksiyon testleri (TSH, sT4): Tiroid hastalığı öyküsü olan veya fizik muayenede tiroid büyüklüğü/nodülü tespit edilen kişilerde yapılır. Hipertiroidi veya hipotiroidi, gebelik seyrini ve bebek gelişimini etkileyebileceğinden, gebelik öncesi düzenlenmesi önemlidir.
Vitamin D düzeyi: Türkiye'de vitamin D eksikliği prevalansı %60-80 düzeyindedir (Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı, 2019). Düşük vitamin D düzeyleri, gebelik komplikasyonları ve çocukta rikets riskini artırdığından, takviye önerilir.
Açlık kan şekeri veya HbA1c: Özellikle obez, ailede diyabet öyküsü olan veya polikistik over sendromu (PKOS) tanısı olan kadınlarda diyabet taraması yapılır.
Rapor İçeriği ve Süresi
Evlilik sağlık raporu, standart bir format üzerinde hazırlanır ve belirli zorunlu unsurları içermelidir.
Raporun Zorunlu İçeriği:
T.C. Sağlık Bakanlığı'nın Evlilik Öncesi Muayene Rapor Formatı şu bilgileri içermelidir:
Kişisel bilgiler: T.C. kimlik numarası, ad-soyad, doğum tarihi, yaş. Yabancı uyruklu kişiler için pasaport numarası ve uyruk bilgisi.
Rapor düzenlenme tarihi ve sağlık kuruluşu bilgileri: Raporun hangi tarihte, hangi hastane veya sağlık merkezinde düzenlendiği açıkça belirtilir. Kuruluşun resmi adı, adresi ve iletişim bilgileri yer alır.
Fizik muayene bulguları: Genel sağlık durumu, vital bulgular (kan basıncı, nabız, vücut sıcaklığı), vücut kitle indeksi ve gerekirse özel muayene bulguları özetlenir.
Laboratuvar test sonuçları: Tüm testler ve sonuçları detaylı olarak listelenir:
• Tam kan sayımı parametreleri (Hb, Hct, MCV, lökosit, trombosit)
• HBsAg: Negatif/Pozitif
• Anti-HIV: Negatif/Pozitif
• VDRL/RPR: Non-reaktif/Reaktif (ve titre)
• Hemoglobin elektroforezi: HbA, HbA2, HbF, HbS yüzdeleri
• Kan grubu ve Rh faktörü
Genetik danışmanlık notu: Eğer hemoglobinopati taşıyıcılığı tespit edildiyse, genetik danışmanlık verildiği ve risklerin anlatıldığı not düşülür.
Değerlendirme ve sonuç: "Evlenmeye sağlık açısından engel bir durum tespit edilmemiştir" veya tespit edilen bulgular açıkça yazılır. Önemle belirtilmelidir ki, herhangi bir hastalık tespit edilse bile, "evlenmeye engeldir" ifadesi kullanılmaz.
Hekim bilgileri: Raporu düzenleyen hekimin adı-soyadı, diploma numarası, uzmanlık dalı (varsa), imza ve kaşesi bulunmalıdır.
Kurum mührü: Raporun geçerli olabilmesi için, sağlık kuruluşunun resmi mührü mutlaka bulunmalıdır.
Raporun Geçerlilik Süresi:
Yasal düzenlemelerde evlilik sağlık raporunun geçerlilik süresi konusunda açık bir hüküm bulunmasa da genel kanı 6 ay kullanım süresi olduğudur. T.C. İçişleri Bakanlığı'nın nüfus müdürlüklerine gönderdiği genelgelere göre, raporun düzenlenme tarihinden itibaren 6 ay içinde kullanılması uygun görülmektedir.
Bazı nüfus müdürlükleri daha kısa süre (3 ay) uygulayabilmektedir, bu nedenle nikah tarihi yaklaşınca rapor aldırmak en güvenli yaklaşımdır. Rapor süresi geçerse, tüm işlemlerin yeniden yapılması gerekir.
Raporun kopyalanması veya fotokopisi, bazı nüfus müdürlüklerince kabul edilmemektedir. Orijinal rapor veya hastane arşivinden onaylı sureti istenebilir. Bu nedenle, raporu kaybetme riskine karşı güvenli bir yerde saklamak önemlidir.
Rapor Sonuçlarının Gizliliği:
Evlilik sağlık raporu, kişisel sağlık verisi niteliğindedir ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında korunmaktadır. Rapor sonuçları, kişinin kendisinin veya yasal temsilcisinin izni olmadan üçüncü kişilerle paylaşılamaz.
Nüfus müdürlüklerinde, evlilik sağlık raporları dosyalara eklenir ancak içeriği sadece yetkili personel tarafından görülebilir. Rapor sonuçları, evlilik kayıt sistemine işlenmez; sadece raporun varlığı kaydedilir.
Eşler arasında rapor sonuçlarının paylaşılması zorunlu değildir, ancak etik ve güven açısından önerilmektedir. Özellikle bulaşıcı hastalık veya genetik taşıyıcılık tespit edildiğinde, eşin bilgilendirilmesi hem sağlık hem de ahlaki sorumluluktur.
Özel Durumlar ve Sıkça Sorulan Sorular
Evlilik sağlık raporu süreci, belirli özel durumlarda farklılıklar gösterebilir. Bu bölümde, uygulamada karşılaşılan özel durumlar ve çiftlerin sıkça sorduğu sorulara yanıt verilecektir.
Yabancı Uyruklu Kişiler İçin İşlemler
Türkiye'de bir Türk vatandaşıyla veya başka bir yabancı uyruklu kişiyle evlenecek yabancı uyruklu kişiler için de evlilik sağlık raporu zorunludur. Ancak süreç bazı ek adımlar içerebilir.
Türkiye'de Alınan Raporlar:
Yabancı uyruklu kişiler, Türkiye'deki yetkili sağlık kuruluşlarından (devlet hastaneleri, özel hastaneler, toplum sağlığı merkezleri) evlilik sağlık raporu alabilirler. İşlem, Türk vatandaşları için uygulanan prosedürle aynıdır.
Gerekli belgeler:
• Pasaport (orijinal ve fotokopi)
• İkamet izni belgesi (varsa)
• Yabancı kimlik numarası (verilmişse)
Bazı hastaneler, yabancı uyruklu hastalara hizmet vermek için tercümanlık desteği sunabilir veya İngilizce konuşan personel bulundurabilir. Ancak bu garanti değildir, dolayısıyla Türkçe bilen bir refakatçiyle gitmek yararlı olabilir.
Rapor, Türkçe düzenlenir. Bazı özel hastaneler, ek ücret karşılığında İngilizce rapor da sunabilir, ancak bu yasal bir zorunluluk değildir.
Yurt Dışında Alınan Raporlar:
Yabancı uyruklu kişiler, kendi ülkelerinde aldıkları sağlık raporlarını Türkiye'de kullanabilir mi? Bu konu, uygulama açısından tartışmalıdır.
T.C. İçişleri Bakanlığı'nın bazı genelgelerine göre, yurt dışında alınan sağlık raporları, o ülkenin yetkili sağlık otoritesi tarafından düzenlenmiş ve Türk konsolosluğu veya apostil anlaşması kapsamında onaylanmışsa kabul edilebilir. Ancak bu uygulama, nüfus müdürlüklerince farklı yorumlanabilmektedir.
En güvenilir yaklaşım, yabancı uyruklu kişinin Türkiye'de yetkili bir sağlık kuruluşundan rapor almasıdır. Bu hem bürokratik komplikasyonları önler hem de Türk standartlarına uygun testlerin yapılmasını garantiler.
Apostil Sözleşmesi (La Haye Sözleşmesi), resmî belgelerin ülkeler arasında tanınmasını kolaylaştıran uluslararası bir anlaşmadır. Türkiye, 1985 yılında bu sözleşmeye taraftır. Apostil onaylı belgeler, ek konsolosluk onayı gerektirmeden Türkiye'de geçerli sayılır.
Mülteciler ve Geçici Koruma Altındaki Kişiler:
Türkiye'de geçici koruma altındaki Suriyeliler vb. diğer uluslararası koruma başvurusu sahipleri için özel düzenlemeler bulunmaktadır. Bu kişiler, Göç İdaresi tarafından verilen kimlik belgeleriyle sağlık hizmetlerinden yararlanabilirler.
T.C. Sağlık Bakanlığı'nın 2016 tarihli Geçici Koruma Sağlanan Yabancılara Sağlık Hizmeti Sunulması konulu genelgesi uyarınca, geçici koruma altındaki kişiler, Türk vatandaşlarıyla aynı şartlarda sağlık hizmetlerinden faydalanırlar. Evlilik sağlık raporu için devlet hastanelerine başvurduklarında, işlem ücretsiz yapılır.
Gerekli belgeler:
• Geçici koruma kimlik belgesi
• Kayıt olduğu il gösterilmelidir (bazı hizmetler kayıtlı olunan ildeki sağlık kuruluşlarından alınabilir)
Kronik Hastalığı Olan Kişiler
Diyabet, hipertansiyon, astım, epilepsi, kalp hastalıkları gibi kronik hastalıkları olan kişiler için evlilik sağlık raporu alma süreci, ek değerlendirmeler içerebilir.
Bilgilendirme Zorunluluğu:
Kronik hastalığı olan kişiler, evlilik sağlık raporu başvurusu sırasında bu durumlarını mutlaka bildirmelidir. Hekim, hastalığın tipini, şiddetini, tedavi durumunu ve kontrol altında olup olmadığını değerlendirir.
Kullanılan ilaçlar: Bazı ilaçlar (özellikle epilepsi, psikiyatrik hastalıklar, kanser tedavileri için kullanılanlar) gebelikte teratojen (bebekte anomalilere yol açan) etki gösterebilir. Bu durumda, gebelik öncesi ilaç değişikliği veya doz ayarlaması için ilgili uzmana yönlendirme yapılır.
Hastalığın kontrolü: Örneğin, diyabetli bir kişinin HbA1c değeri <%7 olmalıdır (iyi kontrol). Hipertansif bir kişinin kan basıncı normal sınırlarda tutulmalıdır. Kontrol altında olmayan kronik hastalıklar hem gebelik hem de genel sağlık açısından risk oluşturur.
Rapor İçeriği:
Kronik hastalık varlığı, evlilik sağlık raporuna yazılır, ancak "evlenmeye engeldir" ifadesi kullanılmaz. Raporda, hastalığın adı, tedavi durumu ve gerekirse "ilgili branş uzmanı takibinde" notu yer alır.
Genetik geçişli kronik hastalıklar: Familyal Akdeniz Ateşi (FMF), Huntington hastalığı, kistik fibrozis gibi genetik hastalıkları olan kişiler için, eşe de genetik danışmanlık önerilir. Her iki eşin de aynı otozomal resesif hastalığın taşıyıcısı olması durumunda, çocukta hastalık görülme riski %25'tir.
Türkiye'de FMF prevalansı, özellikle Yahudi, Arap ve Ermeni kökenli toplumlarda yüksektir. Türkiye Romatoloji Derneği'nin 2020 verilerine göre, FMF taşıyıcılığı %1-5 arasında değişmektedir. MEFV gen mutasyon analizi ile taşıyıcılık tespit edilebilir.
Özel Durumlar:
HIV pozitif kişiler: Modern antiretroviral tedavi (ART) ile viral yükü tespit edilemez düzeyde olan HIV pozitif kişiler, normal yaşam sürebilir ve çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesi, gebelik sırasında ve doğum sonrası uygun protokoller uygulanarak, bebeğe bulaş riski <%1'e düşürülmektedir. Raporda HIV pozitifliği belirtilir, ancak evlenme hakkı engellenmez.
Hepatit B veya C pozitif kişiler: Kronik hepatit taşıyıcıları da evlenebilir. Eşe, Hepatit B için aşılama önerilir. Gebelik sırasında vertikal (anneden bebeğe) bulaş riski kontrol altında tutulabilir. Doğum sonrası bebeğe Hepatit B immünoglobulin ve aşı uygulanarak bulaş önlenir.
Sifiliz pozitif kişiler: Tedavi edilmemiş aktif sifiliz, konjenital sifiliz riskine yol açar. Ancak, sifiliz antibiyotikle tedavi edilebilir bir hastalıktır. Evlilik öncesi tedavi tamamlanır ve kontrol testleriyle iyileşme doğrulandıktan sonra, gebelik planlanabilir.
Genetik Hastalık Taşıyıcılığı Tespit Edilirse
Evlilik sağlık raporu sürecinde, özellikle hemoglobin elektroforezi sonucunda genetik hastalık taşıyıcılığı tespit edilmesi oldukça yaygın bir durumdur.
Tek Taraf Taşıyıcı İse:
Eğer sadece bir taraf (erkek veya kadın) talasemi veya orak hücre anemisi taşıyıcısı ise ve diğer taraf normal ise, doğacak çocukta majör hastalık görülme riski yoktur. Ancak çocuğun %50 olasılıkla taşıyıcı olması beklenir.
Bu durumda genetik danışmanlık, bilgilendirme amaçlıdır. Çiftlere, taşıyıcılığın ne anlama geldiği, çocuklarının sağlığına etkisi ve gelecek nesillerde dikkat edilmesi gerekenler anlatılır. Evlilik için herhangi bir risk oluşturmaz.
Her İki Taraf da Taşıyıcı İse:
Kritik durum, her iki tarafın da aynı hemoglobinopati (örneğin, beta talasemi veya HbS) taşıyıcısı olmasıdır. Bu durumda:
• Çocuğun %25 olasılıkla majör hastalıkla doğma riski
• %50 olasılıkla taşıyıcı olma riski
• %25 olasılıkla tamamen sağlıklı olma şansı
Genetik danışmanlık sürecinde, bu olasılıklar detaylı olarak açıklanır. Ayrıca, majör talasemi veya orak hücre hastalığının seyri, tedavi seçenekleri, yaşam kalitesi etkileri anlatılır.
Majör Talasemi (Talasemia Major - Cooley Anemisi):
Majör talasemili çocuklar, ciddi anemi nedeniyle düzenli kan transfüzyonuna ihtiyaç duyarlar. Türkiye Talasemi Federasyonu'nun 2022 verilerine göre, ülkemizde yaklaşık 5.000 majör talasemi hastası bulunmaktadır.
Tedavi:
• Ömür boyu düzenli kan transfüzyonu (genellikle ayda 1-2 kez)
• Transfüzyonlar nedeniyle vücutta demir birikimi olur, bu da demir şelasyon tedavisi gerektirir
• Kemik iliği veya kök hücre nakli, şu anda tek küratif (iyileştirici) tedavi seçeneğidir
• Modern tedavilerle, hastaların yaşam kalitesi ve beklentisi artmıştır
Maliyet: Majör talasemi tedavisi, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmaktadır. Ancak ailelerin hastane ziyaretleri, iş gücü kaybı gibi dolaylı maliyetleri önemli olabilir.
Orak Hücre Hastalığı (Sickle Cell Disease):
Orak hücre hastalığı olan kişilerde, anormal hemoglobin (HbS) nedeniyle kırmızı kan hücreleri orak şeklini alır. Bu durum, damar tıkanıklıklarına, ağrı krizlerine, organ hasarlarına yol açar.
Komplikasyonlar:
• Vasküler oklüzif krizler (şiddetli ağrı atakları)
• Akut göğüs sendromu (akciğer komplikasyonu)
• İnme riski (özellikle çocuklarda)
• Kronik anemi, organ hasarları
Tedavi:
• Ağrı krizlerinin yönetimi
• Hidroksüre tedavisi (HbF artırarak semptomları azaltır)
• Düzenli transfüzyonlar (ciddi vakalarda)
• Kök hücre nakli (seçilmiş vakalarda)
Prenatal Tanı Seçenekleri:
Her iki tarafın da taşıyıcı olduğu durumlarda, çiftlere prenatal (doğum öncesi) tanı seçenekleri sunulur:
Koryon villus örneklemesi (CVS): Gebeliğin 10-13. haftalarında plasenta örneği alınarak yapılan genetik test. Bebeğin hemoglobinopati taşıyıp taşımadığı veya majör hastalığa sahip olup olmadığı %99'un üzerinde doğrulukla belirlenir.
Amniyosentez: Gebeliğin 15-20. haftalarında, amniyotik sıvıdan alınan fetal hücrelerle yapılan genetik test. CVS'ye göre daha geç dönemde yapılır, ancak komplikasyon riski biraz daha düşüktür.
Non-invaziv prenatal test (NIPT): Anne kanında dolaşan fetal DNA'dan bazı genetik durumlar tespit edilebilir. Ancak hemoglobinopati tanısı için standart değildir, invaziv testler daha güvenilirdir.
Bu testler sonucunda, majör hastalık tespit edilirse, çiftler tıbbi sonlandırma (gebelik tahliyesi) veya gebeliğe devam etme konusunda karar verirler. Bu karar, tamamen ailenin değerleri, inançları ve tercihleriyle ilgilidir.
Etik ve Psikolojik Destek:
Genetik hastalık riski olan çiftler, genellikle zor bir karar verme süreciyle karşı karşıya kalırlar. Bu süreçte psikolojik destek ve danışmanlık çok önemlidir.
T.C. Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Hemoglobinopati Tanı ve Tedavi Merkezleri hem genetik danışmanlık hem de psikolojik destek hizmetleri sunmaktadır. Bu merkezler, Ankara, İstanbul, İzmir, Adana gibi büyük şehirlerde ve bazı talasemi endemik bölgelerinde bulunmaktadır.
Genetik danışmanların rolü:
• Objektif, tam ve doğru bilgi vermek
• Olasılıkları anlaşılır şekilde açıklamak
• Ailenin sorularını cevaplamak
• Karar verme sürecinde rehberlik etmek (karar vermek değil)
• Prenatal tanı seçeneklerini ve süreci anlatmak
• İhtiyaç halinde psikolojik destek sağlamak veya psikolog/psikiyatr yönlendirmesi yapmak
Uluslararası tıp etiği standartlarına göre, genetik danışmanlık "non-direktif" olmalıdır; yani danışman, ailenin kararını yönlendirmemeli, sadece bilgilendirmelidir.
Akraba Evliliklerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Akraba evlilikleri, Türkiye'de özellikle belirli bölgelerde yaygın bir uygulamadır. Türkiye Aile Yapısı Araştırması 2016 verilerine göre, Türkiye genelinde evliliklerin %19,9'u akraba evliliğidir. Bu oran, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde %30-40'lara kadar çıkmaktadır.
Genetik Risk Artışı:
Akraba evliliklerinde, her iki eşin de aynı otozomal resesif gen mutasyonunu taşıma olasılığı artar. Bu durum, çocuklarda genetik hastalık riskini önemli ölçüde yükseltir.
Birinci derece kuzen evliliğinde (birinci kuzen = amca/dayı/hala/teyze çocukları), genetik hastalık riski genel topluma göre 2-3 kat artmaktadır. İkinci derece akraba evliliklerinde risk daha düşüktür, ancak yine de artış söz konusudur.
Journal of Genetic Counseling'de yayımlanan 2018 tarihli bir çalışmaya göre, akraba evliliklerinde:
• Doğumsal anomali riski %3-4'ten %6-8'e çıkmaktadır
• Çocuk ölüm oranı 2 kat artmaktadır
• Otozomal resesif hastalık görülme riski 4-16 kat artmaktadır
Akraba Evliliklerinde Tavsiye Edilen Ek Taramalar:
Akraba evliliği söz konusu olduğunda, standart evlilik sağlık raporu testlerine ek olarak şu değerlendirmeler önerilmektedir:
Genetik danışmanlık: Mutlaka uzman genetik danışmanıyla görüşme yapılmalıdır. Ailede görülen genetik hastalıklar, akraba evliliği geçmişi, çocuk ölümleri, doğumsal anomaliler detaylı olarak sorgulanır.
Genişletilmiş taşıyıcı taraması: Hemoglobinopati dışında, Familyal Akdeniz Ateşi (FMF), kistik fibrozis, spinal musküler atrofi (SMA), fenilketonüri (PKU) gibi otozomal resesif hastalıklar için taşıyıcı taraması yapılabilir.
Kromozom analizi (karyotip): Özellikle ailede tekrarlayan düşükler, çocuk ölümleri veya gelişim geriliği öyküsü varsa, her iki tarafın da kromozom analizi yapılabilir.
Bu ek testler, standart evlilik sağlık raporu kapsamında değildir ve ayrıca ücretlidir. Ancak risk açısından son derece önemlidir.
Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT):
Yüksek riskli akraba evliliklerinde, tüp bebek tedavisi (IVF) ile birlikte preimplantasyon genetik tanı (PGT) uygulanabilir. Bu yöntemde, embriyo transfer edilmeden önce genetik analiz yapılır ve sadece sağlıklı embriyolar rahim içine yerleştirilir.
PGT, hem prenatal tanıya göre daha erken dönem bir müdahale sağlar hem de gebeliğin sonlandırılması gibi etik açıdan tartışmalı bir durumu önler. Ancak, IVF ve PGT prosedürleri maliyetli ve invaziv yöntemlerdir.
Türkiye'de PGT, Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenmekte ve sadece lisanslı üreme sağlığı merkezlerinde yapılmaktadır. Yöntemin başarı oranı, kadının yaşı ve diğer faktörlere bağlı olarak değişmektedir.
Karar Verme Süreci:
Akraba evliliği planlayan çiftlere, tüm risk faktörleri objektif olarak anlatılmalıdır. Ancak, bu bilgiler ışığında karar vermek tamamen çiftlere aittir. Sağlık profesyonellerinin rolü bilgilendirme ve destek olmaktır, yasaklama veya yönlendirme değil.
Bazı çiftler, kültürel, ailevi veya ekonomik nedenlerle akraba evliliğini tercih etmekte ısrarcı olabilirler. Bu durumda, en azından prenatal tanı seçeneklerinden faydalanmaları ve gebelik sürecinde yakın takip altında olmaları sağlanmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Evlilik sağlık raporu ücretsiz mi alınır?
Devlet hastaneleri, toplum sağlığı merkezleri ve aile sağlığı merkezlerinden alınan evlilik sağlık raporu, Türk vatandaşları için ücretsizdir. SGK veya yeşil kart gibi bir sağlık güvencesi olmasına gerek yoktur.
Özel hastaneler ve özel tıp merkezlerinden alınan raporlar ücretlidir. Ücret, 2024 yılı itibariyle 500-1.500 TL arasında değişmektedir.
Her iki tarafın da ayrı ayrı rapor alması gerekir mi?
Evet, evlenecek her iki tarafın da kendi sağlık raporunu alması zorunludur. Rapor kişiye özel bir belgedir ve eşler arasında paylaşılamaz.
Hamile kadınlar evlilik sağlık raporu alabilir mi?
Evet, hamilelik evlilik sağlık raporu almaya engel değildir. Hatta bu durumda, kadının gebe olduğu raporda belirtilir ve gebelik takibi için yönlendirme yapılır.
Engelli kişiler evlilik sağlık raporu alabilir mi?
Evet, fiziksel veya zihinsel engelli kişiler de evlilik sağlık raporu alabilirler. Ancak, Türk Medeni Kanunu'nun 130. maddesi uyarınca, "akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle evlenme iradesinden yoksun" kişiler evlenemezler. Bu durum, mahkeme kararıyla tespit edilir ve çok sınırlı durumlarda söz konusudur.
Raporda hastalık tespit edilirse nikah kıyılmaz mı?
Hayır, raporda herhangi bir hastalık tespit edilse bile, nikah kıyılır. Evlilik sağlık raporu sadece bilgilendirme amaçlıdır, evlenmeye yasal engel oluşturmaz.
Rapor sonuçları eşle paylaşılmalı mı?
Yasal bir zorunluluk yoktur, ancak etik ve güven açısından şiddetle önerilir. Özellikle bulaşıcı hastalık veya genetik taşıyıcılık tespit edildiğinde, eşin bilgilendirilmesi hem sağlık hem de ahlaki bir sorumluluktur.
Rapor kaybedilirse ne yapılmalıdır?
Rapor kaybedilirse, raporu düzenleyen sağlık kuruluşundan "onaylı suret" (arşivden çıkartılan kopya) talep edilebilir. Bazı hastaneler bu hizmeti ücretsiz sunarken, bazıları küçük bir fotokopi ve onay ücreti talep edebilir.
Evlilik sağlık raporu, diğer amaçlar için de kullanılabilir mi?
Evlilik sağlık raporu, sadece nikah işlemleri için geçerlidir. İş başvurusu, vize, yurtdışı çıkış gibi diğer amaçlar için kullanılamaz. Bu amaçlar için ayrı sağlık raporları düzenlenmesi gerekir.