Cinsel Yaşam

Östrojen Nedir? Nasıl Artırılır?

16/03/2024
Bridolog 6 dakikalık okuma

Östrojen, hayatımızın ritmini belirleyen senfoninin gizli şefi gibi kadın sağlığının ve iyiliğinin temel taşı. Peki, bu gizemli ve güçlü hormon nedir ve kadınlık alemindeki bu dansı nasıl daha da canlandırırız? Bu yazımızda östrojenin vücudumuzdaki rollerine kısaca bir göz atıyor ve bu değerli hormonun seviyelerini doğal yollarla nasıl artırabileceğimize dair bilimsel ve sağlıklı ipuçları paylaşıyoruz. Östrojenin faydalarını keşfetmeye ve günlük hayatımızda nasıl bir ilham kaynağı olabileceğini öğrenmeye hazır olun!

Östrojen Nedir?

Östrojen, kadınlar için özel bir öneme sahip olan hormon. Temel olarak kadınların üreme sistemini düzenleyen ve cinsiyet özelliklerinin gelişiminde kritik rol oynayan bir grup steroid hormonunun genel adıdır. Östrojen kemik sağlığımızdan kalbimize, cildimizin ipeksi dokusundan ruh halimize kadar pek çok alanda kritik görevler üstlenir. Aynı zamanda doğurganlık ve cinsel istek üzerinde de etkili olan bu hormon vücuttaki harmoninin koruyucusu gibidir. Saçlarımızın parlaklığından gözlerimizin ışıltısına dek yaşamımızın her köşesinde östrojenin dokunuşunu hissetmek mümkün. 

östrojen nedir

Östrojen Ne İşe Yarar?

Östrojen, biyolojik bir maestro olarak kadın vücudunun çeşitli sistemlerinde denge ve düzenin sağlanmasında önemli bir rol oynar. Bu steroid hormonun başlıca görevleri üreme sistemi üzerinde yoğunlaşır folikül gelişimini teşvik eder, rahim mukozasının (endometriyum) her ay düzenli olarak yenilenmesini kontrol eder ve ovulasyon sürecinde kritik bir etmen olarak karşımıza çıkar. Ancak östrojenin işlevleri sadece üremeyle sınırlı değil bu hormon aynı zamanda vücuttaki lipit metabolizmasını etkileyerek kardiyovasküler sistem sağlığı üzerinde koruyucu roller üstlenir ve LDL (kötü kolesterol) seviyelerinin düşürülmesinde yardımcı olur. 

Kemik yoğunluğunun korunması ve geliştirilmesinde de aktif olan östrojen, osteoporozun önlenmesine katkıda bulunurken aynı zamanda nöronların büyüme ve farklılaşmasını hızlandırmak suretiyle merkezi sinir sistemini de destekler. Bu kompleks etkileşimler ile östrojen bilişsel işlevler ve ruh hali üzerinde olumlu yönde bir etkiye sahiptir ki bu da anlık bellek ve konsantrasyon gibi kognitif süreçlerin korunmasında yardımcı olabilir.

Yaşa Göre Östrojen Seviyesi Nasıl Olmalıdır?

Östrojen seviyelerinin yaşa göre nasıl olması gerektiği, kadın vücudundaki biyolojik saatle yakından ilişkili. Doğumdan itibaren östrojen seviyeleri yaşamın farklı evrelerine göre değişiklik gösterir. Ergenlik döneminde, östrojenin artması ile birlikte sekonder cinsiyet özelliklerinin gelişimi hız kazanır, menstrual dönem başlar ve bu hormonal yükseliş üreme yeteneğinin başlangıcı anlamına gelir. Genellikle 20 ile 30 yaşları arası kadınlar en yüksek östrojen seviyelerine ulaşır bu dönemde doğurganlık potansiyeli en üst düzeyde olur.

Östrojen seviyesi kadının yaşam döngüsü boyunca doğal olarak inişli çıkışlı bir grafik çizer. Menopoz öncesi ve sürecinde özellikle 40 ve 50’li yaşlar arasında yumurtalıkların östrojen üretiminde gözle görülür bir yavaşlama başlar. Bu dönemde östrojen seviyelerindeki dalgalanmalar, adet döngüsünün düzensizleşmesine ve menopoz ile ilişkili diğer semptomların ortaya çıkmasına sebep olur. Menopoz sonrası östrojen üretimi önemli ölçüde düşer ve bu da kemik yoğunluğu kalp sağlığı ve cilt elastikiyeti gibi konularda bazı risklerin artmasına neden olur.

Östrojen seviyelerinin takibi sağlıklı bir yaşam sürdürmek ve hormonal dengeyi optimize etmek adına önemli. Dahası, endokrinolojik testler ve düzenli sağlık kontrolleri ile bu değişimlerin bireysel olarak izlenmesi ve gerekli önleyici sağlık stratejilerinin belirlenmesi gerekir. Modern tıbbın olanakları sayesinde östrojen seviyelerini doğal veya medikal yollarla düzenleyerek yaşa bağlı değişikliklere proaktif yaklaşımlar geliştirmek mümkün.

östrojen nedir

Östrojen Düşüklüğü ve Östrojen Fazlalığı Nedir?

Östrojen düşüklüğü, sanki vücudumuzun içindeki enerji seviyesinin düştüğü gibi hissettirir. Bu durum enerji eksikliği, cinsel istekte azalma, kuruyan ciltler ve ince çizgilerin belirginleşmesi gibi günlük yaşamı etkileyen semptomlarla kendini gösterir. Düşük östrojen seviyesi, menopozla ilişkilendirilse de genç kadınlarda da görülebilir ve genellikle ‘kendimi hiç iyi hissetmiyorum’ hissiyle fark edilir. 

Öte yandan, östrojen fazlalığı adeta bir hormonal sel gibi vücudu etkiler.  Sürekli şişlik hissi, duygu durum değişimleri ve sanki regl öncesindeki rahatsızlık hissinin hiç geçmediği gibi dengesizliklerle dolu bir dönemi andırır. Bu değişiklikler bazen adet döngülerinizin altüst olmasına neden olurken, sizleri akne ve kilo alma gibi misafirlerle baş başa bırakabilir. 

Her iki durumda da bedenimizin östrojen seviyesini dengede tutmak istemesi doğal. Ancak bazen bu dengeyi sağlamak için ekstra yardıma ihtiyaç duyarız. Gerekli beslenme düzenlemeleri, sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları ve gerektiğinde doktor tavsiyesiyle hormonal terapiler bu dalgalanmalardan sıkıntısız şekilde kurtulmanıza yardımcı olur. 

östrojen nedir

Erkeklerde Östrojen Hormonu Var mıdır?

Evet, östrojen hormonu erkeklerde de bulunuyor ve aslında onların sağlığı için de oldukça önemli. Erkek vücudunda genellikle testosteron gibi androjenler baskın olsa da östrojenin göz ardı edilmemesi gereken rolleri var. Erkeklerdeki östrojen, temelde testosteronun aromataz enzimi ile dönüşümü yoluyla oluşturuluyor. Ancak erkeklerde östrojen seviyesinin fazla olması veya çok düşük olması pek istenen durumlar değil. Yüksek östrojen seviyeleri erkeklerde göğüs büyümesi (jinekomasti) ve cinsel fonksiyon problemleri gibi sorunlara yol açabilir, düşük seviyeler ise enerji eksikliği ve kemik erimesi riskini artırır.

östrojen nedir

Östrojen Nasıl Artırılır? 

Östrojeni doğal olarak nasıl artıracağınızı merak ediyorsanız bazı diyet değişiklikleri, yaşam tarzı düzenlemeleri ve duygusal düzenleme ile başlayabilirsiniz. Bitkilerde ve bitki bazlı gıdalarda bulunan fitoöstrojenler, östrojen hormonlarının en güçlüsü olan östradiole benzer bir yapıya sahip. Fitoöstrojenler vücuda girdikten sonra östrojen reseptörleri tarafından tanınır ve östrojenin vücuttaki etkilerini taklit eder. 

Etkileri saf östrojenden daha hafif olsa da fitoöstrojenlerin östrojen eksikliği zamanlarında vücudun daha iyi çalışmasına yardımcı olduğu düşünülüyor. Fitoöstrojen açısından zengin gıdalar arasında soya fasulyesi, keten tohumu ve nohutun yanı sıra kuru kayısı, kuru üzüm ve hurma bulunuyor. Bu gıdaları tüketerek östrojen seviyesini artırabilirsiniz. Elma, kiraz ve nar gibi meyveler ile kereviz, havuç ve patates gibi sebzeler de fitoöstrojen içerikli olup östrojen dostu.

İyi haber ise şarap ve kahvenin de östrojen üzerinde olumlu etkileri tabii ki ‘her şeyin azı karar, çoğu zarar’ ilkesini unutmadan. Sadece beslenmeye odaklanmak yetmez düzenli egzersiz de östrojen seviyelerini yükseltmekle kalmaz, aynı zamanda hormonal dengenizi korumanıza yardımcı olur. Kronik stres vücudunuzdaki hassas hormon dengesini bozar adet döngüsünde aksamalara, ruh hali değişimlerine yol açar ve hatta östrojen üretimini bile etkiler.

Stres altında olduğunuzda vücudunuz genellikle "stres hormonu" olarak adlandırılan kortizol adı verilen bir hormon üretir. Kortizolün kısa süreli stres etkenleriyle başa çıkmada rolü olsa da uzun süreli stres östrojen de dahil olmak üzere diğer hormonlarda dengesizliğe yol açabilir. Meditasyon, yoga, kişisel bakıma önem verme, derin nefes egzersizi gibi uygulamalar yaparak stresi biraz da olsa azaltabilirsiniz. Stres azaltma uygulamalarını yaşam tarzınıza dahil ettiğinizde yalnızca zihninizi sakinleştirmekle kalmaz aynı zamanda hormonal sağlığınızı da desteklersiniz. Kortizol seviyelerini azaltarak ve vücudunuzun denge durumuna dönmesine izin vererek dolaylı olarak optimal östrojen seviyelerinin korunmasına yardımcı olursunuz.

östrojen nedir

Östrojen Artırıcı Takviyeler Nelerdir?

Öncelikle, bitkisel bazlı takviyelerin popüler seçeneklerden biri olduğunu bilmelisiniz. B vitaminleri kompleksi ve folik asit, hormonal dengenin korunması adına anahtar rol oynuyor. Folik asitin özellikle folat formu, hormon seviyeleri üzerinde olumlu etkilere sahip.
Bazı mineral takviyeleri, özellikle magnezyum ve bor östrojen metabolizmasını desteklediği ve hormonal dengeye yardımcı olduğu için öne çıkıyor.

Ve tabii ki Omega-3 yağ asitlerini unutmamak gerek hem balık yağı hem de keten tohumu gibi bitkisel kaynaklar genel sağlığın yanı sıra hormonal sağlığınızı da destekler.

Bu takviyeleri düşünürken bir not düşelim: Takviyeler her ne kadar yardımcı olabilecek araçlar gibi görünse de her şeyden önce sağlık profesyonellerinin danışmanlığında kullanılmalı. Hormonal dengenizle ilgili herhangi bir takviye veya değişikliği başlatmadan önce bir doktor veya diyetisyenle konuşmak önemli.

östrojen nedir

Bitkisel Östrojen Kaynakları Nelerdir?

Bitkisel östrojen kaynaklarını anlatmadan önce bu küçük dostlarımızın aslında “fitoöstrojen” olarak adlandırıldığını belirtelim. 🌱 Fitoöstrojenler, bitkiler tarafından üretilen ve vücuda alındığında östrojene benzer şekilde davranabilen bileşiklerdir.

Soya ürünleri bu sahnenin yıldızlarından! Soya sütü, tofu, edamame, soya yoğurdu ve tempeh gibi soya bazlı gıdalar fitoöstrojen denilince akla ilk gelenler. Keten tohumu, minik ama güçlü bir başka kaynak. Bu tohumlar lignan adı verilen başka bir tür fitoöstrojen içeriyor ve hem tok tutan hem de östrojene dost etki yaratan mükemmel bir kahvaltılık malzemesi olabilir. Chia tohumu ve susam tohumu gibi diğer tohumlar da lignan deposudur.

Tam tahıllar bizim için pek çok fayda sağlıyor ve evet fitoöstrojen konusunda da geri kalmıyorlar. Yulaf, arpa ve buğday gibi tahılların yanı sıra kuruyemişler özellikle ceviz ve fıstık da fitoöstrojen açısından zengin. Baklagiller de ihmal edilmemeli. Mercimek, nohut ve fasulyeler fitoöstrojen zengini ve aynı zamanda protein, lif, vitamin ve minerallerle dolup taşan harika seçenekler.

Meyve ve sebzeler de bu partide! Elma, havuç, nar ve kereviz gibi meyve ve sebzeler doğal fitoöstrojenler içeriyor. Fakat şöyle bir dipnot düşelim; fitoöstrojenlerin etkileri herkes için farklı olabilir ve bazen özellikle bazı sağlık koşulları olanlarda istenmeyen etkilere neden olabilir. Yani bu bitkisel kaynaklarla östrojen seviyelerinizi dengelemek istiyorsanız en güzeli bir beslenme uzmanıyla konuşarak kişisel bir yol haritası çizmek. 

Önerilen Yazılar